Yurt Dışı Sunucu Seçimi: Yurtdışı Dedicated Sunucu Kiralama Rehberi
Yurt dışı sunucu arayan çoğu kişi önce ülkeye, sonra aylık fiyata bakar. Sürprizler genellikle başka yerden çıkar. Kullanıcınızla sunucu arasındaki her gidiş-dönüş birkaç on milisaniye uzar, IP adresinin hangi ülkeye ait göründüğü e-postalarınızın gelen kutusuna ulaşıp ulaşmayacağını etkiler, Türkiye'deki kişilerin verisi sınırı geçtiği anda da KVKK'nın aktarım kuralları devreye girer. İyi haber şu ki yurtdışı dedicated sunucu kiralarken bunların çoğunu sipariş vermeden ölçebilir ve teklife yazdırabilirsiniz. Kötü haber de belli. Aynı şeyi sonradan düzeltmek bir bakım penceresine, bazen de yeni bir sunucuya mal olur.
Yurt dışı sunucu nereye konmalı?
Diyelim ki analitik paneliniz ziyaretçilerin yarısının tek bir Avrupa ülkesinden geldiğini söylüyor. Sunucuyu oraya koymak ilk bakışta açık bir karar gibi durur. Öyle olmayabilir. Ülke adı tek başına pek bir şey söylemez, ölçülmüş gecikme söyler.
Kararı üç veriyi yan yana koyarak verin. Birincisi kullanıcı coğrafyası. Analitik aracınızdaki ülke dağılımını sipariş ya da kayıt verisiyle birlikte okuyun, çünkü trafiğin küçük bir bölümünü oluşturup gelirin büyük kısmını getiren pazar daha ağır basar. İkincisi uygulamanın bağımlılıkları, yani ödeme altyapısının, ERP'nin ve harici API'lerin nerede çalıştığı. Bir sayfa üretilirken arka arkaya 10 API çağrısı yapılıyorsa her çağrıdaki 30 ms'lik fark sayfa başına 300 ms eder. Üçüncüsü en çok unutulanı. Panelde ve SSH'ta gün boyu çalışan bir yönetim ekibinin yaşadığı gecikme de bir işletme maliyetidir.
Genel internet coğrafyasında Avrupa'nın büyük internet değişim noktaları Frankfurt (DE-CIX), Amsterdam (AMS-IX) ve Londra (LINX) çevresinde toplanır. Kuzey Amerika'da Doğu Kıyısı, Asya'da Singapur benzer bir bölgesel merkez rolü oynar. Şunu baştan söyleyelim, bu bir ürün listesi değil, internetin nasıl örüldüğüne dair genel bir bilgi. Netx'in hangi ülkelerde sunucu sağlayabildiğini satış ekibimizden öğrenebilirsiniz.
Peki kitleniz birden fazla bölgeye dağılmışsa? Yaygın kurgu, statik içeriği CDN ile dağıtmak ve dinamik istekleri karşılayan kaynak sunucuyu kullanıcıların en yoğun olduğu bölgeye koymaktır. Gecikmenin sayfa açılışında nasıl katlandığını sunucu lokasyonunun site hızına etkisi yazısında ölçülmüş değerlerle gösterdik.
Ping, mtr ve traceroute ile gecikmeyi kendiniz ölçün
Fizikle başlayalım, çünkü bazı rakamlar pazarlıkla değişmez. Işık fiber içinde saniyede yaklaşık 200.000 km yol alır. Bu da her 100 km'lik fiber hattın gidiş-dönüş süresine (RTT) yaklaşık 1 ms eklemesi demek. İstanbul ile Frankfurt arası kuş uçuşu yaklaşık 1.870 km olduğu için teorik alt sınır 19 ms civarındadır. Ölçülen değer bunun iki katını rahatlıkla geçer, çünkü kablolar düz hat izlemez ve paket yol boyunca pek çok yönlendiriciden geçer. Netx'in ölçümlerinde İstanbul içi gecikme yaklaşık 10 ms, Batı Avrupa lokasyonlarında ise 40–55 ms aralığında.
Bu rakamlar fikir verir. Kararı ise kendi kullanıcılarınızın ağlarından, günün farklı saatlerinde, sağlayıcının test IP adresine yapacağınız ölçüm vermeli. İşin pratiğinde sıra şöyle.
- Sağlayıcıdan hedef lokasyondaki test IP adresini ya da looking glass adresini isteyin. Looking glass, sağlayıcının kendi ağından ping ve traceroute çalıştırmanıza izin veren bir web aracıdır.
- Linux ve macOS'ta ping -c 50 test-ip, Windows'ta ping -n 50 test-ip çalıştırın. Ortalama değer en düşük değerin belirgin biçimde üzerindeyse yol üzerinde bir tıkanıklık var demektir. Ardışık ölçümler arasındaki oynamaya, yani jitter'a da bakın. Gerçek zamanlı servislerde ortalama gecikme kadar önem taşır.
- mtr -rwz -c 100 test-ip her durak için kayıp oranını ve gecikmeyi raporlar, -z seçeneği de durakların AS numarasını gösterir. Yalnız ara bir durakta görünen kayıp çoğu zaman o yönlendiricinin ICMP yanıtlarını sınırlamasından kaynaklanır. Kayıp son durağa kadar sürüyorsa sorun gerçektir. Windows'ta aynı işi pathping görür.
- traceroute -T -p 443 test-ip izi TCP 443 üzerinden sürer. Yönetici yetkisi ister ama ICMP'nin filtrelendiği ağlarda daha gerçekçi sonuç verir ve trafiğin hedefe dolambaçlı bir yoldan gidip gitmediğini gösterir. Dönüş yolu gidişten farklı olabilir, o yüzden teslimden sonra aynı ölçümü sunucudan kendinize doğru da yapın.
- Ölçümü ofis bağlantısından, mobil hattan ve hedef ülkedeki bir noktadan tekrarlayın. Sabah, akşamın yoğun saati ve gece olmak üzere en az üç zaman dilimine bakın.
- Aktarım hızını görmek için sağlayıcının test sunucusu varsa iperf3 -c test-ip -P 4 -R ile indirme yönünü ölçün. Yoksa sağlayıcının test dosyasını indirin.
Sunucunuz hangi ülkeden görünüyor?
Sunucu fiziksel olarak bir ülkede durur, ama dünya onu IP adresine bakarak tanır. Coğrafi IP, adresin konum veritabanlarında hangi ülkeye ait göründüğüdür. IP itibarı ise aynı adresin geçmişte spam, saldırı ya da kötüye kullanım kayıtlarına girip girmediğini gösterir. İkisini de teslim aldığınız gün kontrol edin.
IP blokları beş bölgesel internet kaydı (RIR) tarafından dağıtılır. Avrupa ve Orta Doğu RIPE NCC'ye, Kuzey Amerika ARIN'e, Asya-Pasifik APNIC'e bağlıdır, Latin Amerika ve Afrika için de LACNIC ile AFRINIC vardır. Uygulamaların gördüğü ülke bilgisi RIR kaydından ve MaxMind, IP2Location gibi GeoIP veritabanlarından gelir. Bir blok yeni bir ülkede kullanıma alındığında bu veritabanları geç güncellenebilir. Ülke bazlı erişim isteyen bir servis çalıştıracaksanız adresi birkaç farklı GeoIP sorgusuyla doğrulamadan işe başlamayın.
İtibar meselesi en çok e-posta gönderen sunucularda acıtır. Adres sizden önce başka bir müşteride kullanıldıysa Spamhaus ya da Barracuda gibi kara listelerde kalmış olabilir, bu yüzden teslimden hemen sonra tarayın. Sunucudan posta gidecekse ters DNS (PTR) kaydının sunucunun ana makine adını göstermesi, SPF, DKIM ve DMARC kayıtlarının da doğru kurulması gerekir. Kurulum mantığı SPF, DKIM ve DMARC kayıtlarının nasıl çalıştığını anlatan yazıda. Burada bir parantez açalım. Bazı sağlayıcılar kötüye kullanımı önlemek için 25 numaralı porttan çıkışı varsayılan olarak kapatır. Teklifte sormak, ilk gün posta kuyruğunun neden boşalmadığını araştırmaktan kolaydır.
Ek IPv4 isteyecekseniz kullanım amacını baştan yazın. Bir /29 blokta 8 adres vardır ama ağ, ağ geçidi ve yayın adresleri düşülünce genellikle 5 tanesi kullanılabilir. IPv4 kıt bir kaynak olduğu için ek blok gerekçe isteyebilir ve ayrıca ücretlendirilebilir. IPv6 tarafında standart tahsis birimi /64'tür.
1 Gbit/s port ne vaat eder, ne etmez?
Tekliflerde en çok yanlış okunan satır büyük ihtimalle bu. "1 Gbit/s port" yazması, o hızın her an sizin olduğu anlamına gelmez. Bant genişliğiyle ilgili birbirinden ayrı üç değer vardır. Port hızı anlık üst sınırdır. Trafik kotası ya da ölçüm modeli, ay boyunca aktardığınız toplam veriyi ve bunun nasıl faturalandığını gösterir. Üçüncüsü kapasitenin size garanti edilip edilmediğidir. Port paylaşımlı bir üst bağlantıya çıkıyorsa yoğun saatte göreceğiniz hız komşu sunucuların ne yaptığına bağlıdır.
| Port hızı | Saniyede en fazla | 30 günde teorik üst sınır |
|---|---|---|
| 100 Mbit/s | 12,5 MB | 32,4 TB |
| 1 Gbit/s | 125 MB | 324 TB |
| 10 Gbit/s | 1,25 GB | 3.240 TB |
Tablodaki rakamlar portun ay boyunca hiç durmadan tam kapasitede çalıştığı varsayımıyla hesaplandı. Gerçek trafik bunun çok altında kalır. Kotalı bir teklifte hangi yönün sayıldığını (çoğunlukla çıkış) ve kota aşılınca ücret mi alındığını, yoksa hızın mı düşürüldüğünü yazılı olarak öğrenin.
95. persentil modelinde hesap farklı yürür. Trafik 5 dakikalık aralıklarla örneklenir, en yüksek %5'lik dilim atılır ve geriye kalan en yüksek değer faturaya yansır. 30 günlük bir ayda 8.640 örnek vardır. Bunların 432'si, yani yaklaşık 36 saatlik zirve hesaba girmez.
Mesafenin hıza etkisi de çoğu zaman gözden kaçar. Uzak bir sunucuyla kurulan tek bir TCP bağlantısının hızı gecikmeyle sınırlıdır. 1 Gbit/s hat ve 50 ms RTT için bant genişliği-gecikme çarpımı 6,25 MB eder, yani tek bağlantının hattı doldurabilmesi için alma penceresinin bu büyüklüğe çıkması gerekir. Türkiye ile Avrupa arasında büyük bir yedek taşıyorsanız işi paralel akışlara bölmek ya da Linux'ta BBR tıkanıklık denetimini açmak aktarım süresini kısaltır.
Yurtdışı dedicated sunucuda donanım seçimi
Şöyle düşünün. Yanınızdaki bir sunucuya bellek eklemek kasayı açmaktan ibarettir. Binlerce kilometre ötedeki bir makinede aynı iş uzaktan el desteği, bakım penceresi ve planlı bir kesinti ister. Bu yüzden yurtdışı dedicated sunucu yapılandırmasını en az bir yıllık büyümeyi karşılayacak şekilde kurmanızı öneririz. Paranın hangi parçaya gideceğini iş yükünün darboğazı söyler. Veritabanı ve PHP uygulamaları yüksek çekirdek frekansından ve hızlı diskten kazanır, sanallaştırma ve konteyner yoğunluğu çok çekirdek ve bol bellek ister, dosya dağıtımında ise disk kapasitesi ile ağ bağlantısı öne çıkar.
İşlemci
Sunucu sınıfı işlemcilerde (örneğin Intel Xeon) asıl tercih çekirdek sayısı ile çekirdek frekansı arasında yapılır. PHP istekleri, birçok oyun sunucusu ve tek bağlantı üzerinden koşan ağır sorgular tek iş parçacığında yoğunlaşır, bunlarda yüksek turbo frekanslı modeller kazanır. KVM ile sanallaştırma, derleme ve video dönüştürme gibi paralel işlerde ise çekirdek sayısı öne geçer. Çift soketli sunucularda bellek iki NUMA düğümüne bölünür. Büyük bir veritabanını tek düğüme sığacak şekilde boyutlandırırsanız bellek erişim gecikmesi düşer.
ECC bellek
ECC (Error Correcting Code) bellek tek bitlik hataları düzeltir, iki bitlik hataları algılar. Aylarca yeniden başlatılmadan çalışan bir sunucuda sessiz veri bozulmasına karşı ilk savunma hattı budur. Modüllerin ECC olduğunu teklifte yazılı görün, teslimden sonra da dmidecode -t memory çıktısındaki Error Correction Type satırına bakarak doğrulayın. Yerleşim de önemli. Bellek kanallarını eşit dolduran bir dizilim bant genişliğini artırır, daha az sayıda büyük modül ise ileride yükseltme için boş yuva bırakır.
Disk ve RAID
Kurumsal (enterprise) SSD'leri tüketici modellerinden ayıran asıl şey yazma dayanıklılığıdır. Üreticiler bunu günlük tam disk yazma sayısı (DWPD) ya da toplam yazılabilir veri (TBW) olarak verir. Arayüz farkı da büyük. SATA yaklaşık 600 MB/s'de tıkanırken NVMe diskler PCIe üzerinden saniyede birkaç gigabayta çıkar. İki diskli sunucularda RAID 1 (ayna), yazma yoğun veritabanlarında en az dört diskle RAID 10, kapasitenin öncelikli olduğu arşivlerde RAID 6 yaygın tercihlerdir. Donanım RAID kartı kullanılacaksa önbelleğin pil ya da kapasitörle korunup korunmadığını, yazılım RAID'de (mdadm) dizi durumunu nasıl izleyeceğinizi netleştirin.
RAID konusunda yaygın bir yanılgı var. RAID bir disk arızalandığında hizmeti ayakta tutar, yedeğin yerini tutmaz. Yanlışlıkla silinen ya da fidye yazılımıyla şifrelenen bir dosya bütün disklerde aynı anda değişir. Seviyelerin artısını eksisini RAID 1, 5, 6 ve 10 karşılaştırmasında ele aldık.
Ağ kartı ve güç kaynağı
Çoğu web ve uygulama iş yükü için 1 GbE ağ kartı yeterlidir. 10 GbE bir kart takmak sözleşmedeki port hızını kendiliğinden yükseltmez. İkinci bir ağ portu, yedekleme ve replikasyon gibi iç trafiği genel ağdan ayırmak için kullanılabilir. Özel VLAN desteğini sorun. Çift (yedekli) güç kaynağı ise bir güç ünitesi arızalandığında sunucunun kapanmasını önler.
Uzaktaki sunucu açılmazsa: IPMI, iDRAC, iLO ve rescue modu
Gece yarısı bir çekirdek güncellemesinden sonra sunucunuz geri gelmiyor, ping'e de yanıt vermiyor. Makine başka bir ülkede. Ne yapacaksınız?
Cevap büyük ölçüde IPMI erişiminiz olup olmadığına bağlı. IPMI, anakarttaki ayrı bir denetleyici (BMC) üzerinden çalışan bant dışı bir yönetim arayüzüdür. İşletim sistemi kapalı ya da çökmüş olsa bile sunucuyu açıp kapatmanıza, ekran konsolunu görmenize ve sanal medya bağlamanıza izin verir. Dell sunucularda bunun adı iDRAC, HPE sunucularda iLO'dur. Güncel denetleyiciler DMTF'nin Redfish REST API'sini de destekler.
KVM-over-IP konsolunda açılış ekranını görürsünüz. Hatalı bir fstab satırı yüzünden açılmayan sistemi oradan düzeltir, sanal medya ile bir ISO bağlayıp işletim sistemini baştan kendiniz kurabilirsiniz. Rescue modu başka bir can simidi. Sunucu ağ üzerinden, bellekte çalışan geçici bir Linux ile açılır. Siz de diskleri bağlayıp root parolasını sıfırlar ya da bozulan mdadm dizisini onarırsınız. Disk takmak veya kablo kontrol etmek gibi fiziksel işlerde ise veri merkezinin uzaktan el (remote hands) desteği devreye girer.
Bir uyarı yapmadan geçmeyelim. BMC arayüzünü internete açık bırakmayın. IPMI varsayılan olarak UDP 623 portunu kullanır ve bu protokolde geçmişte kimlik doğrulama zafiyetleri yayımlandı. Erişimi VPN ya da IP izin listesiyle sınırlayın, varsayılan parolayı ilk iş değiştirin. Teklif aşamasında IPMI erişiminin verilip verilmediğini ve rescue modunun nasıl tetiklendiğini sorun. Markalar arasındaki farkları IPMI, iDRAC ve iLO rehberimizde karşılaştırdık.
İşletim sistemi, panel ve lisans hesabı
Linux dağıtımları zaten lisans bedeli istemez. Oysa Windows Server fiziksel çekirdek sayısına göre lisanslanır ve fiziksel bir sunucuda fark tam burada açılır. Netx'in yurt dışı kiralık sunucularına Linux dağıtımları da Windows Server da kurulabilir. Windows tercih edildiğinde lisans bedeli maliyete eklenir.
Linux tarafında AlmaLinux ve Rocky Linux, Red Hat Enterprise Linux ile uyumludur ve her ana sürümleri yaklaşık 10 yıl desteklenir. Ubuntu LTS sürümleri 5 yıllık standart destekle gelir. Seçimi uygulamanız yapsın. Yazılımın resmi olarak desteklediği dağıtımı ve o sürümün destek bitiş tarihini esas alın.
Windows Server lisanslamasında sunucudaki bütün fiziksel çekirdekler sayılır. İşlemci başına en az 8, sunucu başına en az 16 çekirdek lisansı gerekir, Standard sürüm de iki sanal makine hakkı verir. Çok çekirdekli bir fiziksel sunucuda Windows lisansı bu yüzden kira bedeline oranla küçümsenmeyecek bir kalem haline gelebilir.
Panelde durum biraz farklı. Netx'te kontrol paneli kurulumu talebe göre ek ücret olmadan yapılır, ama panelin kendi lisans modeli ayrı bir konu. cPanel lisansı hesap sayısına göre kademelendirilir ve sunucunun IP adresine tanımlanır, IP değişirse lisansın da güncellenmesi gerekir. Ayrıntılar cPanel lisans ücretlerinin nasıl hesaplandığını anlattığımız yazıda. Lisansın teklife dahil olup olmadığını ise yazılı olarak teyit edin.
DDoS koruması ve ilk gün sertleştirme
Tek bir DDoS çaresi yoktur. DDoS (dağıtık hizmet engelleme), çok sayıda kaynaktan gönderilen trafikle bir sunucunun bağlantısını, ağ yığınını ya da uygulamasını kullanılamaz hale getiren saldırıdır ve korumanın nerede kurulacağı, saldırının hangi katmanı hedeflediğine bağlıdır.
Hacimsel saldırılarda hedef bağlantı kapasitesidir. UDP seli ya da DNS ve NTP gibi protokollerin kötüye kullanıldığı yansıtma (amplifikasyon) saldırıları bu gruba girer. 1 Gbit/s portu aşan bir saldırı sunucuya ulaşmadan hattı tıkar. Sunucudaki güvenlik duvarının yapabileceği bir şey kalmaz, bunu yalnız sağlayıcı ağındaki temizleme (scrubbing) altyapısı karşılayabilir. SYN seli gibi protokol saldırıları ise bağlantı tablosunu doldurmaya çalışır. Burada SYN cookies, bağlantı sınırları ve çekirdek ayarları işe yarar. En sinsisi uygulama katmanında (L7) gelir. Gerçek bir tarayıcıdan ayırt edilmesi zor HTTP istekleri en pahalı sayfalarınızı hedef alır, karşılığında ters vekil sunucu, WAF, önbellek ve istek hızı sınırlama devreye girer.
Teklif aşamasında iki şeyi sorun. Sağlayıcı hangi eşiğe kadar temizleme yapıyor, null route (blackhole) politikası ne? Null route, sağlayıcının kendi ağını korumak için saldırı alan IP adresini bir süreliğine yönlendirmeden tamamen çıkarmasıdır. Bu süre boyunca sunucunuz çalışır ama kimse ona ulaşamaz. Saldırı türlerini ayırt etmeyi ve saldırı anında atılacak adımları DDoS korumasının katmanlarını anlattığımız yazıda topladık.
Saldırı yüzeyini daraltmak ise ilk günden sizin elinizde. SSH'ta anahtarla giriş, root ile doğrudan girişin kapatılması, güvenlik duvarında varsayılan reddet kuralı, otomatik güvenlik güncellemeleri, fail2ban ve yönetim arayüzlerine yalnız belirli IP'lerden erişim temel sertleştirmenin parçalarıdır. Adımlar Linux sunucu ilk kurulum ve güvenlik rehberinde. Yurt dışı kiralık sunucuda yönetim varsayılan olarak size aittir. Güncelleme, izleme ve güvenlik işlerini devretmek isterseniz sunucu yönetimi hizmetimize göz atabilirsiniz.
Yedeği kim alacak, nerede duracak?
Kiralık fiziksel sunucuda donanım sağlayıcıya aittir ve arızalanan parçayı sağlayıcı değiştirir. Verinizin yedeği ise sizin sorumluluğunuzdadır. Bunu baştan netleştirin. Üstelik VPS'lerden alışık olduğunuz, hiper yönetici düzeyinde alınan anlık görüntü (snapshot) fiziksel sunucuda yerleşik olarak gelmez. Yedekleme bir yazılımla ve ayrı bir depolama hedefiyle kurulmalı. İki kavramın nerede ayrıldığını snapshot ile yedekleme farkı yazısında anlattık.
Temel kural 3-2-1'dir. Verinin üç kopyası olur, bu kopyalar iki farklı ortamda durur, en az biri de başka bir konumdadır. Planınızı iki hedefle ölçün. RPO, kabul edebileceğiniz en fazla veri kaybı süresidir. RTO ise hizmetin yeniden ayağa kalkması için kabul edebileceğiniz en uzun süre. Gece alınan tek bir yedek, 24 saate kadar veri kaybını kabul ettiğiniz anlamına gelir.
Coğrafi yedeklilikte üç kurgu yaygın. En ucuzu soğuk yedektir. İkinci ülkede yalnız şifreli bir veri kopyası durur ve RTO saatlerle, bazen günlerle ölçülür. Ilık yedekte ikinci lokasyonda düşük kapasiteyle çalışan bir sunucu düzenli aralıklarla veri alır, gerektiğinde geçiş DNS değişikliğiyle yapılır. Sıcak yedekte iki lokasyon sürekli replikasyonla eşit tutulur. Geçiş hızlıdır, maliyet de iki tam sistem düzeyindedir.
Ülkeler arası veritabanı replikasyonunda tasarımı mesafe çizer. Senkron replikasyonda her yazma işlemi karşı tarafın onayını bekler, yani 40–55 ms'lik bir hatta her işlem en az bu kadar uzar. Ülkeler arasında çoğunlukla asenkron replikasyonun tercih edilmesinin nedeni bu, bedeli de RPO'nun sıfır olmaması. DNS tabanlı geçiş planlıyorsanız ilgili kayıtların TTL değerini kısa tutun (örneğin 300 saniye). restic ya da BorgBackup gibi, yedeği sunucudan çıkmadan şifreleyen araçlar ikinci lokasyondaki depolama ele geçirilse bile verinizi okunmaz kılar. Son bir söz. Geri yüklemesi hiç denenmemiş bir yedek, çalışacağı kanıtlanmamış bir varsayımdan ibarettir.
Kişisel veri sınırı geçince KVKK ne diyor?
Türkiye'deki kişilere ait kişisel verileri yurt dışındaki bir sunucuda barındırmak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından genel olarak yurt dışına aktarım kapsamında değerlendirilir ve Kanun'un 9. maddesindeki şartlara bağlıdır. Bu madde 12 Mart 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7499 sayılı Kanun'la yeniden düzenlendi. Yeni hükümler 1 Haziran 2024'te yürürlüğe girdi.
Yeni düzen kademeli işliyor. İlk basamakta Kanun'daki işleme şartlarından birinin bulunması ve aktarım yapılacak ülke, sektör ya da uluslararası kuruluş için Kurul'un yeterli koruma bulunduğunu kabul ettiği bir yeterlilik kararı olması aranır. Yeterlilik kararı yoksa uygun güvencelerden biriyle aktarım yapılabilir. Başlıcaları Kurul'un ilan ettiği standart sözleşme, Kurul onaylı bağlayıcı şirket kuralları ve Kurul izniyle verilen yazılı taahhütnamedir. Standart sözleşme, imzalandıktan sonraki beş iş günü içinde Kurum'a bildirilmelidir. Bu yolların hiçbiri yoksa yalnız arızi, yani düzenli olmayan aktarımlar için sınırlı istisnalar tanımlanmıştır. Açık rıza da bu istisnalar arasındadır, ancak düzenli aktarımların genel dayanağı olarak kullanılması yeni düzende sınırlandı.
Masaya gelen sorular daha somut. Sağlayıcı hangi sözleşmeyle, veri işleyen sıfatıyla çalışacak? Yedekler hangi ülkede tutulacak? Sözleşme bittiğinde veriler nasıl silinecek? Aydınlatma metniniz ve VERBİS kaydınız da aktarımı yansıtmalı. Bankacılık, ödeme hizmetleri ve kamu projeleri gibi alanlarda sektörel düzenlemeler verinin yurt içinde tutulmasını ya da ek şartları gerektirebilir. Sunucunun bulunduğu ülkenin veri koruma mevzuatı da (AB'de GDPR gibi) ayrıca uygulanabilir.
Mimari bir çıkış yolu da var. Kişisel veriyi Türkiye'de tutup yurt dışındaki sunucuyu kişisel veri içermeyen işlere (statik içerik, derleme, test) ayırırsanız aktarım sorusunun kapsamı daralır. Açıkçası bu bölüm hukuki görüş değildir. Projenize uygulanacak aktarım yolunu hukuk danışmanınızla birlikte değerlendirin. Lokasyon açısından bir özet yurt dışı ile Türkiye lokasyonunu karşılaştırdığımız yazıda var.
Yurtdışı VDS ve yurtdışı VPS ne zaman yeter?
Her iş yükü fiziksel bir makine istemez. Yurtdışı VPS ve yurtdışı VDS, yurt dışındaki bir fiziksel sunucunun KVM gibi bir hiper yöneticiyle bölünmesiyle oluşturulan sanal sunuculardır. Dedicated sunucuda ise makinenin tamamı tek müşteriye aittir. Fark ayrıntıda saklı. VPS'te sanal işlemciler (vCPU) fiziksel çekirdekleri başka sanal sunucularla paylaşabilir. VDS'te çekirdek ve bellek size ayrılır, ama disk denetleyicisi, ağ kartı ve bellek bant genişliği aynı makinedeki diğer sanal sunucularla ortak kalır. Tahsisin ayrıntısı VPS ile VDS arasındaki kaynak tahsisi farkı yazısında.
| Konu | Yurtdışı VPS | Yurtdışı VDS | Yurt dışı dedicated sunucu |
|---|---|---|---|
| Kaynak paylaşımı | İşlemci, kimi zaman bellek de paylaşımlı, aşırı tahsis olabilir | Çekirdek ve bellek ayrılmış, disk ve ağ altyapısı ortak | Tüm donanım tek müşteride |
| Performans tutarlılığı | Komşu sanal sunucuların yüküne göre dalgalanabilir | Daha öngörülebilir, disk ve ağda paylaşım etkisi sürebilir | Ölçülen performans yalnız sizin yükünüze bağlı |
| Donanım kontrolü | Yok, sanal donanım | Yok, sanal donanım | BIOS/UEFI, RAID, disk seçimi, ağ kartı ayarları |
| Konsol erişimi | Sağlayıcı panelinden VNC konsolu | Sağlayıcı panelinden VNC konsolu | IPMI, iDRAC veya iLO ve rescue modu |
| Ölçekleme | Kaynak paketini değiştirerek, çoğunlukla yeniden başlatmayla | Kaynak paketini değiştirerek | Parça ekleme veya yeni sunucu, bakım penceresi gerekir |
| Maliyet yapısı | Düşük giriş maliyeti, kaynak başına ücret | Ayrılmış kaynak nedeniyle VPS'ten yüksek | Makine başına sabit kira, lisans ve kurulum ayrıca |
| Uygun senaryo | Test, geliştirme, düşük trafikli servis, bölgesel izleme noktası | Orta ölçekli üretim uygulaması, öngörülebilir işlemci ihtiyacı | Yoğun veritabanı, sürekli yüksek disk G/Ç, çekirdeğe bağlı lisans, tek kiracılı donanım şartı |
Hangisinin size uyduğunu çoğu zaman sunucunun kendisi söyler. Sanal sunucuda top çıktısındaki steal (st) değeri sürekli yüksekse işlemci süreniz başka sanal makinelere gidiyor demektir. Ayrılmış kaynaklı bir VDS ya da fiziksel sunucu düşünmenin zamanı gelmiştir. Disk G/Ç ağırlıklı bir iş yükünüz, belleğe sığmayan bir veritabanınız, fiziksel çekirdeğe bağlı bir lisansınız ya da tek kiracılı donanım şartınız varsa doğru sınıf fiziksel sunucudur. Kısa süreli bir test ya da düşük trafikli bir servis içinse sanal sunucu fazlasıyla yeter.
Netx bu üç sınıfın üçünü de yurt dışı lokasyonda sunuyor. Bu sayfadaki hizmet fiziksel sunucu, sanal taraftaki yurt dışı VPS sunucu ve yurt dışı VDS sunucu seçeneklerimiz de teklif usulüyle çalışıyor. Siz hedef bölgeyi ve kaynak ihtiyacınızı iletiyorsunuz, biz uygun lokasyonu ve fiyatı teklifle bildiriyoruz. Hangi sınıfa gireceğinizden emin değilseniz iş yükünüzü ve beklentilerinizi teklif formuyla gönderin, birlikte bakalım. Kullanıcılarınızın çoğu Türkiye'deyse Türkiye lokasyonlu VDS sanal sunucu, VPS sanal sunucu ve dedicated fiziksel sunucu seçenekleri daha düşük gecikme verir.
Yurt dışı sunucu kiralama maliyeti nasıl hesaplanır?
İki teklifi yalnız aylık kira bedeline bakarak karşılaştırmak yanıltır. Bizce doğru yöntem, her teklifi 12 aylık toplam üzerinden hesaplamaktır. Hesaba kiradan başlayın, varsa tek seferlik kurulum ücretini ve asgari sözleşme süresini ekleyin. Ağ tarafında ek IPv4 blokları ile kota aşımı ya da 95. persentil fazlası gelir. Lisans kaleminde Windows Server çekirdek lisansı, panel lisansı ve yedekleme yazılımının lisansı yer alır. Standart kapsamı aşan bir DDoS koruması ve ikinci lokasyondaki depolama alanı ayrı birer satırdır. Geriye operasyon giderleri kalıyor, yani uzaktan el talepleri, donanım yükseltmeleri ve yönetim hizmeti.
Yurt dışındaki bir sağlayıcıyla doğrudan çalışırsanız fatura çoğunlukla avro ya da dolar cinsinden gelir. Ödeme anındaki kur, kartınızın yurt dışı işlem komisyonu ve şirketler için hizmet ithalatında sorumlu sıfatıyla KDV beyanı (2 No.lu KDV Beyannamesi) gibi ek yükler doğar. Vergisel tarafı mali müşavirinizle teyit edin. Netx'te yurt dışı kiralık sunucu TL faturayla çalışır, ödemeyi kredi kartı ya da havale/EFT ile yaparsınız. Yine de bir gerçeği atlamayalım. Yenilemede güncel fiyatlandırma geçerlidir ve altyapı maliyeti dövize bağlı bir hizmette yenileme tutarı değişebilir, bütçenizi buna göre kurun. Kurun fiyatlara nasıl yansıdığını hosting fiyatlarında döviz riski yazımızda inceledik.
Tekliften canlıya, adım adım
Teslim süresi istenen yapılandırmaya ve donanımın hazır olup olmadığına göre değişir. Net süreyi teklif aşamasında birlikte belirleriz. Yurt dışı fiziksel sunucuyu devreye alırken önerdiğimiz sıra şu.
- İhtiyacı yazın. Hedef bölge ve kullanıcı dağılımı, iş yükü türü, işlemci, bellek, disk ve RAID tercihi, beklenen aylık trafik, IP sayısı, işletim sistemi ve panel bu yazının içinde olsun.
- Teklif formu ya da satış ekibi üzerinden lokasyon seçeneklerini, test IP adresini ve teslim süresini öğrenin. Test IP'sini kendi kullanıcı ağlarınızdan ping, mtr ve traceroute ile ölçün.
- Yazılı teklifi sayfanın sonundaki kontrol listesiyle madde madde eşleştirin, sonra onay ve ödemeyi tamamlayın.
- Teslim bilgilerini alın. IP bloğu, ağ geçidi, root ya da administrator bilgisi ve varsa IPMI erişimi bu pakette gelir. İlk girişte bütün parolaları değiştirin.
- Donanımı doğrulayın. İşlemciyi lscpu ile, belleği ve ECC'yi dmidecode ile, disk sağlığını smartctl ya da nvme smart-log ile, dizi durumunu /proc/mdstat veya RAID kartının aracıyla, bağlantı hızını da ethtool ile kontrol edin.
- SSH anahtarı, güvenlik duvarı, güncellemeler ve yönetim arayüzü kısıtlamalarıyla sunucuyu sertleştirin.
- fio ile diski, iperf3 ile ağı test edin, ardından uygulamanıza özgü bir yük testi yapın. Yöntem sunucu performans testi rehberinde.
- İlk yedeği alın, geri yüklemeyi gerçekten deneyin ve dış izlemeyi açın.
- Geçişi yapın. DNS TTL değerini, mevcut TTL süresi kadar önceden 300 saniyeye indirin. Veriyi son kez eşitleyin, kaydı yeni IP'ye çevirin ve eski sunucuyu birkaç gün salt okunur tutun.
Türkiye'den yurt dışındaki sunucuyu yönetmek
Sunucu yurt dışındaysa yazdığınız her komut, her dosya aktarımı ve paneldeki her tıklama 40 ms ya da daha uzun bir gidiş-dönüşle gerçekleşir. İlk hafta sinir bozucu gelebilir, ama birkaç ayar bu farkı büyük ölçüde görünmez kılar.
SSH'ta ControlMaster ve ControlPersist ayarlarını açın ki aynı sunucuya açtığınız sonraki oturumlar mevcut bağlantıyı kullansın. Kötü bir mobil hatta çalışıyorsanız mosh hayat kurtarır. Yazdığınızı sunucunun yanıtını beklemeden ekranda gösterir, karşılığında UDP 60000–61000 aralığına izin vermeniz gerekir. tmux ise bağlantı koptuğunda uzun süren işlerin yarıda kalmasını engeller. SSH'ı, paneli ve IPMI'yi WireGuard gibi bir VPN'in arkasına alırsanız bu portların hiçbiri internete açık kalmaz.
Saat dilimi küçük görünür ama günlük kayıtlarını okurken baş ağrıtır. Türkiye 2016'dan beri yıl boyunca UTC+3 kullanıyor, Orta Avrupa ise kışın UTC+1, yazın UTC+2'de. Sunucu saatini UTC'de tutup chrony ile eşitlerseniz loglar da cron zamanlamaları da tutarlı kalır. IPMI konsolunun da kendi sürprizi var. Konsoldaki klavye düzeni çoğu zaman Türkçe Q klavyeyle eşleşmez, bu yüzden acil durum parolasını Türkçe karakter ve özel sembol içermeyecek şekilde oluşturun.
İzlemeyi tek noktadan yapmayın. Erişilebilirliği hem Türkiye'den hem hedef bölgeden kontrol edin, aksi halde uluslararası hattaki bir sorun size sunucu arızası gibi görünebilir. Netx'te sunucu yurt dışında olsa da destek, faturalama ve iletişim Türkçe ve tek muhatap üzerinden yürür. Bir ağ sorunu bildirirken iki yönden alınmış mtr çıktısını ve UTC zaman damgasını eklerseniz teşhis çok daha çabuk ilerler.
Pahalıya patlayan hatalar
Yurt dışı sunucu kiralarken yaşanan sorunların çoğu donanımdan çıkmaz. Teklif aşamasında yazıya dökülmemiş varsayımlardan çıkar.
Belki en temeli, ziyaretçileri Türkiye'de olan bir siteyi somut bir gerekçe olmadan yurt dışına taşıyıp her istekte ek gecikmeye katlanmak. Ardından lokasyonu ölçüm yerine ülke adına ya da tek bir ping sonucuna bakarak seçmek, RAID'i yedek sanmak ve yedeği sunucuyla aynı veri merkezinde tutmak gelir. Kara liste ve GeoIP kontrolü yapılmadan e-posta gönderilir, IPMI arayüzü varsayılan parolayla internete açık kalır. Bütçede Windows çekirdek lisansı, panel lisansı ve ek IP ücretleri unutulur, port hızı garantili bant genişliği sanılır. KVKK değerlendirmesini canlıya geçtikten sonra yapmak ise geri dönüşü en zor olanı.
Ödeme takibini de hafife almayın. Netx sözleşmesine göre ödenmeyen hizmet vadeden 5 gün sonra durdurulur, sonraki 15 gün içinde veriler silinebilir. Fatura bildirimlerinin gittiği e-posta adresini güncel tutun. Basit bir iş, tam da bu yüzden ihmal edilir.
İmzadan önce kontrol listesi
Teklifi onaylamadan önce aşağıdaki her maddeye yazılı bir yanıt alın. Belirsiz kalan tek bir satır, işletme sırasında beklenmedik bir maliyete ya da kesintiye dönüşebilir.
- Lokasyonun şehir ya da bölge adı, test IP adresi ve kendi ağlarınızdan alınmış ping ve mtr sonuçları.
- İşlemci modeli, çekirdek sayısı, taban ve turbo frekansı.
- Bellek kapasitesi, modüllerin ECC olduğu ve boş yuva sayısı.
- Disk türü (SATA SSD ya da NVMe), dayanıklılık sınıfı, RAID seviyesi ve türü, sıcak değişim desteği.
- Port hızı, bu hızın garantili mi paylaşımlı mı olduğu, trafik ölçüm modeli ve aşım koşulu.
- IPv4 adedi, IPv6, PTR kaydı, 25 numaralı portun durumu, kara liste ve GeoIP kontrolü.
- IPMI ya da KVM konsolu, rescue modu ve uzaktan el talebinin koşulları.
- DDoS koruma kapsamı, temizleme eşiği ve null route politikası.
- Yedeğin nerede tutulacağı, kimin kuracağı ve ek depolama ihtiyacı.
- İşletim sistemi sürümü, Windows çekirdek lisansı ve panel lisansının teklife dahil olup olmadığı.
- Planlı bakımın %99,9 uptime taahhüdünün içinde sayılıp sayılmadığı. Bu oran 30 günlük bir ayda yaklaşık 43 dakikalık kesinti payı demektir, kavramın ayrıntısı uptime ve SLA yazısında.
- KVKK açısından aktarım dayanağı, veri işleyen sözleşmesi ve sözleşme bitiminde verinin silinmesi.
- Fatura para birimi, yenileme koşulu, ödeme yöntemi ve asgari süre.



